SÜRDÜRÜLEBİLİR FARKINDALIK ZİNCİRİ

  • Bilgi paylaşımının hızlı ve sürekli olduğu bir çağda yaşıyor, aradığımız her bilgiye
    anında, kolaylıkla ulaşabiliyoruz. Araştırıyoruz, okuyoruz, görüyoruz, duyuyoruz.. Ancak yaptıklarımızın çevreye etkileri konusunda ne kadar farkında oluyoruz? Bireysel ya da firma olarak, yaptığımız her işin çevreye bir etkisi vardır. Bu durum, bireylerin ya da firmaların “karbon ayak izi” olarak adlandırılmaktadır. Günlük olarak yaptığımız her faaliyet sonucunda küresel ısınmaya ne kattığımıza ilişkin ardımızda izler bırakıyoruz. Bu izler de küresel ısınmanın artmasında ya da azalmasında etkili olmaktadır.
    Bu durumu tedarik zinciri ve lojistik operasyonlar konusunda ele aldığımızda; bir ürün bir yerden başka bir yere taşındığında lojistik operasyonun ürünün karbon ayak izine etkisi, ürünün dolaştığı noktaya göre % 6 – 11 arasındadır. Ancak bu ürün birçok farklı noktada farklı montajlama operasyonlarına tabi tutuluyorsa bu değer artmaktadır. (Kaynak:2015 Lojistik Sektör Raporu)
    Günü kurtarma anlayışından vazgeçilerek uzun süreli yapılan işlere sürdürülebilirlik denmektedir. Sürdürülebilirliğin tedarik zincirindeki etkisine bakacak olursak, zincirin her bir halkası birbirini olumlu ya da olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye’de lojistik maliyetlerin firmalara etkisi ortalama %6 ile %20 arasında olması sebebiyle, sürdürülebilirlik anlayışının doğru ve uzun vadeli olacak şekilde organize edilmesinin çevreye etkisi ve şirketlere maliyet
    düşürücü katkısı da önemli derecede olacaktır.
    Sürdürülebilirliğin farkında olan firmalar, tedarikçilerini de aynı farkındalığa sevk
    etmektedirler. Üreticilerin, ambalaj tedarikçilerine yönetilebilir ve sürdürülebilir ormanlardan kağıt lifi tedarik etmelerini şart koşmaları, nakliye filosunda düşük emisyonlu (EUR.5 – EUR.6) araçlara sahip olanlarını tercih etmeleri, kapalı alanlarda depolama yapan firmaların insan sağlığı açısından akülü ve iz bırakmayan beyaz lastikli forklift ya da istifleyici kullanmalarını tercih etmeleri de farkındalıklar arasında yer almaktadır. Diğer taraftan,sürdürülebilirlik bir maliyet unsurundan çok tüm firmaların birbirleri ile etkileşimde olup farkındalık meydana getirmesi olarak da görülmektedir.
    Her firma, faaliyetlerine devam edebilmesi için malzeme üretecek, depolayacak,
    dağıtım kanalları vasıtası ile nihai kullanıcıya ulaştıracaktır. Bu durum kaçınılmaz bir olgudur ancak bu faaliyetleri de yerine getirirken çevreye, insan sağlığına, sınırlı olan doğal kaynak kullanımına daha fazla dikkat edilmeli ve farkındalık içerisinde olunmalıdır.
    Tedarik zincirinin olumlu yönde hareket etmesi, maliyetlerin düşürülmesi, işletmeler için rekabet gücünün artması, katma değerli ürünlerin üretilebilmesi, çevreye duyarlı olunması ve kaynak kullanımında da farkındalık oluşturulabilmesi için ilgili önlemler kısaca aşağıdaki sıralanabilir.
    Tedarik zincirinin etkileşimde bulunduğu her bir faaliyet alanına ait
    denetimlerin sıklaştırılması,
    Tekno-Kent sayılarının artması,
    İşletmelerin AR-GE çalışmalarına ağırlık vermesi,
  • Yenilenebilir enerji yatırımlarının ve kullanımının yaygınlaştırılması,
    Lojistik köylerin yaygınlaştırılıp, ilgili yatırımların arttırılması,
    Farklı taşımacılık şekillerine ve alt yapı gelişime önem verilmeli,
    Siyasi istikrar ve ekonomik gelişmenin sürekliliği,
    Global ölçekte çalışan birçok firma bugün dünyaya verdikleri zararı en aza
    indirebilmek için çalışmalarına devam etmektedirler. Bu firmalardan bir tanesi de DHL’dir.
    DHL’in Kanada’da bulunan binasının katkıları ise;
    Su kullanımı azaltma stratejileri %46 kullanım azaltma ile sonuçlandı,
    1 milyon litre içme suyu kazancı sağlandı,
    Enerji yönetimi stratejileri ile enerji tüketiminde %38 tasarruf sağlandı,
    İnşaat projesi boyunca 80 ton geri dönüşebilir inşaat atığı ortaya çıktı,
    Enerji tasarrufu sağlayan sistemler tesis boyunca kuruldu,
    Bina için alınan mobilyalar yerel üreticilere ürettirilerek yerel işletmeler
    kalkındırıldı. (Kaynak: http://www.marketwired.com/press-release/dhl-goes-
    green-in-canadas-first-leedcertified-facility-2059289.htm)
    Sonuç olarak, sürdürülebilir farkındalık zinciri oluşturabilmek için hedeflerimizi,
    yatırımlarımızı, geleceğimizi doğru temeller üzerine planlamalı ve üstümüze düşen görevleri
    en iyi şekilde yerine getirmeliyiz
    Yazar:ALTAN KABAKÇI